DEĞİŞİM

20 Kasım 2009 Cuma


Ben 27 yaşındayım. Hayatımın en güzel zamanlarının, en neşe içinde en dolu dolu geçmesi gereken zamanlarının bomboş geçtiğinin farkındayım. Neden mi böyle söylüyorum. Çünkü hayatım işe gitmek ve işten gelip evde oturmaktan başka birşey içermiyor. Üstelik benim çalışma şeklim zor olmasına karşın, dinlenme zamanlarını bir araya toplaması açısından sanki herkese göre daha fazla boş vaktim varmış gibi gösteriyor. Bir sürü boş vaktim var ve ben hiçbir şey yapmıyor, internet başında geçiriyorum zamanımı. Nerdeyse tüm zamanım kendi odamda geçiyor.

Çalışma düzenim, bizim 24-48 dediğimiz düzen, 24 saatlik bir mesainin ardından 48 saat dinlenme şeklinde. Ancak elbette haftasonu tatili ya da resmi tatil denilen başka herhangi bir tatilim yok. Yani sürekli bir şekilde 1 gün çalış 2 gün dinlen şeklinde. Ayda toplam 240 saat yapıyor bu. Bir de genellikle yazları, ya da işler yoğunlaştığında, 24-24 düzeninde çalışıyoruz. Bu aslında tam bir hayatın yok oluşu anlamı taşıyor (yolda geçen zaman haricinde ayda 360 saatin işyerinde geçirilmesi demek ki bu normal çalışma saatlerinin iki katı anlamına geliyor). Çünkü 24 saat çalışınca eve gelince kahvaltı yapıp yatıyorsunuz, bir kaç saat uyuduktan sonra kalkıp birşeyler atıştırıp eğer kendinizi sarhoş gibi hissetmiyorsanız dışarı çıkıp birşeyler yapabilirsiniz ama eve erken gelmelisiniz çünkü ertesi gün yine 24 saatlik bir mesai sizi beklediğinden olduğunuzdan daha fazla yorulmamanız gerekir. Evde de yapabileceğiniz şey internet başında sosyalleşebilirsiniz ya da TV başında uyuklayabilirsiniz. Bütün bunlar peki size ne kazandırır? Elbetteki KİLO... Ağırlığınız gittikçe artar. 24-48 çalışırken durum daha iyidir. Mesaiden sonraki günü sarhoş gibi geçirseniz dahi ikinci gün bütün bir günü kendinze ayırabilirsiniz. Ancak şöyle bir sorun oluşabilir, ki bu belki de bana özgüdür, 24-24 çalıştığınız dönemde sosyal hayattan öyle kopmuşsunuzdur ki canınız ne tek başına dışarı çıkmak ister, ne arkadaşlarınızın evine gidip onların normal hayatlarını görmek istersiniz.. Yine elinizde kalan internetinizdir. TV başında acaba şimdi ne yesem diye düşünerek izlediğiniz şeyi anlamadan bakmak demektir.

Nereye varacağımı anlamışsınızdır da, acaba ben gerçekten anlıyor muyum? Değiştirmek için bütün bunları kılımı bile kıpırdatmıyorum. Evet kesinlikle hayatım boyunca hep tembel oldum. Bana spor yap, yürüyüşe çık diyinceye kadar git kendini Hilton'un tepesinden at deseniz daha kolay yaparım.

Peki sonuç:

SONUÇ: 27 yaşında 165 cm boyunda ve 75 kg kütleli ve elbetteki yalnız bir kişi!!!

Bunu değiştirmek istiyorum. Evet istiyorum. Ama ben şimdiye kadar yaptıklarımın, söylediklerimin yanlış olduğunu kabul etmek çok zor geliyor bana. Özellikle anneme karşı.

Annem 53 yaşında devamlı kilo mu aldım diye aynaya bakan bir kadın. Ben O'nun kadar çok bakmam aynaya. Gördüklerimi beğenmediğimden değil. Alışkanlık edinmediğimden. Annem bana ne zaman kilo vereceksin, ne zaman spor yapacaksın diye sordukça hiç birşey yapmak gelmiyor içimden. Ya da evdeki spor aletinde spor yapayım desem, yarım saat yapsam daha 1 saat bile olmadı deyip burun kıvırması hemen vazgeçmeme neden oluyor. Neden böyle hissettiğimi bilmiyorum. Anneme rağmen bunu nasıl başaracağımı da bilmiyorum.

Şu an aklımda, http://mevsimlerdenroma.blogspot.com/  adresindeki blogunda herkese destek olup, dengeli beslenmeyi, kilo verip, kilomuzu korumayı öğreten Mehtap Hanım'ın önerilerini uygulamak var. Başarılı olmak istiyorum. Yeterli motivasyonum henüz yok ama yavaş yavaş üstesinden gelmek istiyorum.

7 yorum:

Lady Whistledown dedi ki...

selam, benzer şeyler yaşadığım ve o duyguyu hala hatırladığım için yazmak istedim. evet insan kilo almaya başladı mı bunu durdurmak hele de yaşamını zorlu bir döngü halindeyle oldukça zor oluyor. ve ben de senin gibi dışarıdan gelen telkin/tavsiye/hikayelere sinir olurum.
ama önemli olan bunun seninle ilgili olduğunu ve sadece senin için olduğunu bilmek. kimseyi mutlu etmek veya kimsenin takdirini kazanmak için kilo vermeye çalışmıyorsun sonuçta. o yüzden yönetim sende ve istediğin rutini uygulayarak istediğin gibi kilo verebilirsin.
umarım istediğin kiloya gelirsin. Benim çalışmalarım 1 yıl sürmüştü ve herkesi şaşırtan bir sonuç almıştım :) ama korumak da zor!!
iyi şanslar

DeepPurple dedi ki...

Desteğniz için çok teşekkür ederim. Çok haklısınız evet herhangi biri için değil kendim için istiyorum bunu. Ama kendimi kandıran halimden memnunum ben diyen de benim. Kendi kendimi caydırıyorum, çünkü zor geliyor. İlk önce bunun önüne geçmeliyim.

Evil In A Closet dedi ki...

9/18'le işe başladım 1 ay sonra 24/24'e geçtim. 8 ay bu şekilde çalışıp her vardiyanın ardından ortalıkta maymun gibi gezmemek için eve gidip uyumaktan başka birşey yapamadım. Bu süreçte sosyal hayattan koptum (ki evde oturmaktansa sokakta olmayı seven biriyim) "yeter artık" dediğimde işverenim tarafından 24/48 çalışma şekline döndürüldüm. 4 ay sonra tam alışmaya başlamışken pis adam 24/24 şekline devam ediyoruz dedi. Hala bu salak yerden ayrılmadığıma inanamıyorum. Üniversite mezunu bir insan olarak bu şartlarda çalışmaya devam ediyorum ve bunun tek nedeni tembelliğim. Tembelim ben ya hem de az buz bir tembellik değil kendimi Hilton'un tepesine çıkarıp atamayacak kadar tembelim. Yılbaşında 24/24 gibi zor çalışma şartlarına geri döneceğiz. Umarım artık bu tembellikten kurtulacağım ve patrona "sen dalga mı geçiyorsun? Bana iş mi yok al işini başına çal!" diyip çekip gideceğim. 1 hafta kesintisiz uyuyacağıma eminim. (ama tembellikten değil yorgunluktan :D )

DeepPurple dedi ki...

Bir kişinin ağzından çıkan tek bir cümle ile ayda fazladan 120 saat çalışmak nedir, ve o kişiye duyulan hsler nelerdir gayet yi bilirim. Özel sektörde bu şekilde çalışma nasıl oluyor bilmiyorum Haklarınızı aramalısınız, ben devlette çalışıyorum ve yurdun her yerinde ve her koşulda çalışabilirim imzalı bir dilekçe verdiğim için de sesimi çıkartamıyorum. zorunluluk halleri ve kısa süreler kabul edilebilir de 8 ay 24/24 çalışmak bitirir insanı. Bir çözüm bulabilmeni dilerim.

nilgün dedi ki...

acımasız şartlarda çalışmanın ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Böyle bir işte çoook uzun süre çalıştıktan sonra nihayet 1 yıl önce ayrıldım. Ve normal insanlar nasıl yaşıyormuş şaşkınlıkla öğrendim. Normal bir düzene geçince yemek sistemin falan da düzeliyor ve daha sağlıklı yaşamaya başlıyorsun. En kısa sürede istediğin şartlara kavuşmanı dilerim.

GeCe dedi ki...

o çalışma şekli bana çok tuhaf geldi hangi iş bilmiyorum ama bence eğer değiştirebiliyorsan onu değiştir derim ilerde evlilik çocuk vs olduğunda bu yaşam tarzı zor gelebilir

DeepPurple dedi ki...

Gümrükte çalışıyorum. Bu zamanda memur olabldiğim için şanslıyım aslında, ama değiştirme fırsatım olursa elbette en iyi şekilde değerlendireceğim:D

Zaman Geçiyor...

NeoCounter

Havan Batsın!!!

BloXoo

BlogCatalog

Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

  © Blogger templates Newspaper II by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP